Zeytinyağı
Çeşitleri
Naturel Zeytinyağları
 Zeytin
ağacı meyvesinden, doğal özelliklerini
değiştirmeyecek bir sıcaklıkta, sadece mekanik
ve ya fiziksel işlemler uygulanarak elde
edilen, berrak, yeşilden sarıya değişebilen
renkte, doğal halinde gıda olarak tüketilebilen
yağlardır. Üç grupba ayrılır:
Naturel Sızma : Kokusu ve tadında
kusur olmayan, serbest asitlik derecesi
en çok yüzde bir olan naturel
zeytinyağıdır. Her tür yemeğe
uygun olmakla birlikte salatalar için
de idealdir.
Naturel Birinci : Kokusu ve tadında
çok hafif kusurları bulunabilen,
serbest asit derecesi en çok % 2
olan naturel zeytinyağıdır.
Naturel İkinci : Kokusu veya tadında
tolere edilebilen kusurları bulunan, asit
derecesi en çok % 3,3 olan naturel
yağdır. Bu yağ Pergamon
ürün yelpazesinde yer almamaktadır.
Rafine Zeytinyağı : Zeytin ham yağının
yapısında değişikliğe yol açmayan
metodlarla rafine edilmesi sonucu elde edilen,
rengi sarının değişik tonlarında olan yağdır.
Serbest asitlik derecesi en çok %
0,3 tür. "Kızartma yağı "
olarak da pazarlanmaktadır. Bu
yağ Pergamon ürün yelpazesinde
yer almamaktadır.
Riviera Zeytinyağı : Rafine
zeytinyağı ile doğal halinde gıda olarak
tüketilebilecek naturel yağların karışımından
oluşan, yeşilden sarıya değişen renkte bir
yağdır. Serbest asitlik derecesi en çok
% 1,5 tur. Zeytinyağının canlı ve kuvvetli
kokusuna pek alışık olmayanlar bu tip zeytinyağını
tercih edebilir. Bu
yağ Pergamon ürün yelpazesinde
yer almamaktadır.
Zeytinyağı
Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
- Fena Kokuyor
mu?
- Acılaşma, sirkeleşme
ekşime var mı?
- Küflü
ve metalik tat taşıyor mu?
- Asit oranı uygunmu?
- Başka cins yağlarla
karışık mı?
- Damak zevkine
uyuyormu?
Zeytinyağı
hassa ve uzmanlık isteyen bir konudur. Biz;
tüm bu incelemeleri sizin adınıza yaparak,
Türk Gıda Kodeksi Yemeklik Zeytinyağı
tüzüğüne uygun kalitedeki
zeytinyağını tamamen doğal filtrasyondan
geçirip sofranıza sunuyoruz.
PERGAMON
GIDA
Tarım
ve Köyişleri Bakanlığı^ndan Gıda Sicil
ve Gıda Üretim sertifikası alınmış
ve Türk Patent Enstitüsü
tarafından markası tescil edilmiş Bergama-Kınık
ve Dikili bölgesinin tek firmasıdır.

Zeytinyağı bir çok dinsel törenlerin yağ lambalarına, geleneksel ve kutsal mekanlara kadar görkemli dinsel ayinlerde önemli bir yer tutmuştur. Zeytinyağı insanoğlunun tarım devriminde ürettiği ilk ürünlerden birisidir. Zeytinyağının gençlik ve güç kaynağı olduğu inancı her zaman çok yaygındı.
Eski Mısır, Yunan ve Roma' da çeşitli çiçek ve otlar ile zeytinyağı karıştırılarak çeşitli ilaç ve kozmetikler elde edililiyordu. 15. yüzyılda İspanyol papazlar zeytin ve zeytinyağını Orta ve Güney Amerika' ya daha sonra da Kaliforniya' ya taşıdılar.
1970' lere kadar Akdenizli olmayanlar için zeytinyağı, uzunca bir süre, kendine özgü yöresel yemeklerde kullanılan ya da marketlerin "otantik" özel yiyecekler bölümündeki raflarda kaybolup giden uzak doğu ülkelerinin büyüsü demekti.
Akdeniz mutfağında yemeklerin hemen hepsinin zeytinyağı ile piştiği anlarda, batılılar zeytinyağıyla genellikle restoranlarda tanışıyordu.
1970' lerde yapılan bir araştırma sayesinde zeytinyağı önem kazandı. Araştırma, batılılar arasında kalp hastalığına en az yakalananların Akdenizliler olduğunu ortaya çıkarmıştı. Akdenizliler' in bol miktarda tükettiği zeytinyağının bunda bir payı olduğu düşünüldü.
Gençlik ve ergenliğin vücudun daha çok kaliteli gıdaya ihtiyaç duyduğu dönem olması ve zeytinyağı kullanımının burada iyi bir tercih görülmesi, yaşlılıkta ise kalsiyum kaybını önleyerek kemik erimesine engel olması, hamilelikte, içinde bulunan yağ asitleri hücre ve sinir sisteminin oluşturulmasında önemli bir etken teşkil etmesi, damar sertliğinin önlenmesine yardımcı olan "iyi yağ" oranı ve antioksidanlar açısından zengin bulunması zeytinyağı kullanımını arttırdı.
Böylelikle; 1980' lerden sonra, batı ülkelerinin zeytinyağı tüketiminde çok büyük bir talep patlaması oldu.
Tüketiciler artık bilinçli beslenmeyle önem vermekte, katkı maddesi içermeyen doğal ürünleri tercih etmekteydiler. İnsanlar "daha doğal" besin kullanımını keşfettikçe, zeytinyağı da bundan payına düşeni aldı.
Sağlık saçan
lezzet
Kalbinizi koruyor, kolesterolünüzü dengeliyor, mide
rahatsızlıklarına engel oluyor, teninize iyi bakıyor, saçlarınızı
güçlendiriyor... Kısacası size sağlık aşılıyor. Üstelik güzel kokusunu ve
lezzetini de esirgemiyor. İsterseniz odanızı bile aydınlatıyor. İtalya,
Yunanistan gibi ülkelerde neredeyse kutsal sayılan bir hazine... Aslında
gerçekten de mutfaklarımızda hazineye dönüşen bir lezzet: Zeytinyağı.
Yaklaşık 300 ile 400 yıl arasında yaşayan, zaman zaman ömrü 700 yıla kadar
çıkabilen zeytin ağacının, neredeyse 40 bin yıllık ömrü olduğu tahmin ediliyor.
Bu olağanüstü meyvenin bizlere sunduğu mucize zeytinyağı ise lezzetin ötesinde
tam bir şifa deposu.
Akdeniz'in vazgeçilmez besin kaynağı ve belki de bu bölge insanlarının uzun
ömürlü, sağlıklı olmalarının gizli formülü zeytinyağı ilk olarak Mezopotamya,
Mısır ve Ege kıyılarında üretilmiş. Zamanla Akdeniz ülkelerine yayılan
zeytinyağı şu anda bu ülkelerle özdeşleşmiş durumda. Zeytin ve zeytinyağı
üretimi yoğun olarak özellikle İtalya, Arjantin, Brezilya ve Şili'de yapılıyor.
We have listed the links to the best ticketing agents below. Most
agents will give you a 24 hour option on your tickets, to allow your
accommodation to be booked.
Zeytinyağın
yararları...
Zeytinyağı, katı ve sıvı bütün yağlar arasında en
kolay hazmedileni... Hatta yemeklerden önce içilirse mideyi ülsere karşı
koruyor. İdrar yolları ve safra kesesi rahatsızlıklarının giderilmesini
sağlıyor. Beynin gelişimini ve kemiklerin güçlenmesini hızlandırıyor. Bir
vitamin deposu olan zeytinyağı A, D, E ve K vitaminlerini içeriyor, dolayısıyla
da her yaştaki insanın vitamin ihtiyacını gideriyor. Bu vitaminler sayesinde
hücreleri yenileyip, doku ve organların yaşlanmasını geciktiren zeytinyağı,
beynin daha uzun süre sağlıklı ve zinde çalışmasını sağlıyor.
Cildi besleyen, koruyan ve yumuşatan zeytinyağı ağızda çalkalandığında
dişlerin beyaz kalmasını sağlayıp, dişetlerini güçlendiriyor. Binlerce yıldır
vücudun ovulmasında, masajlarda, banyolarda, yüz maskelerinde ve şampuanlarda
kullanılıyor. Bekletilmiş zeytinyağı da vücudun ovulması, derinin soluk alması
ve vücut uyuşukluğunun giderilmesi için tavsiye ediliyor.
Zeytinyağı, hayvansal yağların aksine, zararlı kolesterol miktarını düşürüp
kalp krizi riskini azaltıyor. Bu gerçek, Amerika ve Avrupa'da yapılan
araştırmalarla kanıtlanmış durumda. Ayrıca istatistikler zeytinyağını
sofralarından ayırmayan Akdenizli'lerin kalp hastalıklarına başka bölgelerde
yaşayanlardan daha az yakalandığını gösteriyor.
Türk mutfağında
zeytinyağı...
Zeytinin Akdeniz'deki tarihi çok eski dönemlere dayanır.
Akdeniz topraklarında yetişen verimli zeytin ağaçları bu bölge ülkelerinin yaşam
tarzlarını yoğun olarak etkilemiştir. Özellikle Roma İmparatorluğu döneminde
zeytinyağı ticareti tüm Akdeniz'i içine alan bir yapıya sahip olmuştur.
Türkler'in zeytinyağını keşfetmeleri Anadolu'ya göçlerinin ardından olur –ki
Türkler Romalı'ların zeytin ve zeytinyağı kültürlerini devam ettirmişlerdir.
“Zeytinyağı” sözcüğüne Türkçe'de ilk kez Harzemşahlar döneminde rastlanır.
Zeytinyağı günümüzde özellikle Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yoğun
olarak kullanılır. Ege yöresinde sabah kahvaltılarının vazgeçilmezlerinden
zeytinyağı günümüzde Türkiye'nin birçok bölgesinde üretiliyor.
Zeytinyağlı yemekler, dünyada "soğuk başlangıç
yemekleri" olarak kabul edilse de, Türk mutfağında zeytinyağlılar başlangıç
yemeği sayılmaz. Bizde zeytinyağlılar ana yemek kategorisinde kabul edilir.
Özellikle sıcak yaz günlerinin vazgeçilmezlerinden olan zeytinyağlı yemekler,
dünyada ‘zeytinyağlılar' kavramının kullanıldığı tek ülkenin Türkiye olmasını
sağlamaktadır.
Zeytinyağını
saklamanın püf noktaları
Zeytinyağı hava, ışık ve sıcakla temas edince ekşiyebilir.
Bu nedenle hava almayan bir kabın içinde serin bir yerde muhafaza edilmelidir.
Ortalama 14 0C zeytinyağının saklanması için idealdir. Şaraplarınızı
sakladığınız bir mahzen ya da kileriniz varsa zeytinyağını da oraya koyabilir,
kullanıcağınız kadar kısmını mutfağınızda tutabilirsiniz. Böylece
zeytinyağınızın ömrü uzayacaktır.
Soğukta kaldığında ya da buzdolabında muhafaza edildiğinde zeytinyağı renk
değiştirebilir, hatta donabilir. Donan yağınız oda sıcaklığında bekletildiği
takdirde tekrar sıvı hale gelecektir. Bu durum yağın rengini değiştirse de
tadında herhangi bir bozukluk yaratmaz.
Zeytinyağını en iyi cam, porselen ya da çelik kaplarda saklayabilirsiniz.
Plastik ve metal kaplardan kaçınmanızda fayda var.
Raf ömrü 18 ay olan zeytinyağının son kullanma tarihinin geçmesi sağlık
açısından bire bir zarar taşımaz. Ancak tadı zamanla değişen ve acılaşan yağ
mideyi etkileyebilir.
Kutsal Kitaplarda
Zeytin
Bütün kutsal kitaplarda zeytin ağacından bahsediliyor. Tevrat'ta
vaftiz yağının nasıl hazırlanılacağı anlatılırken Hz. Davut Peygamber de zeytini doğru insana benzetir. Hz. îsa Peygamberin göğe çıkışını
gerçekleştiği Zeytindağı'ndaki bahçede o zamandan kalma zeytin ağaçları bugün hala durmaktadır. Rivayete göre Hz. Nuh Peygamber tufan biraz durulur gibi olunca gemisinin güvertesinden beyaz bir güvercin uçurur.
Bu beyaz güvercin bir müddet sonra gemiye ağzında bir zeytin dalıyla döner. Böylece Hz. Nuh Peygamber tufanın bittiğini ve
suların çekildiğini anlar. Bu nedenle
ağzında zeydin dalıyla beyaz
güvercin dağlar boyu barışın sembolü
olmuştur.
Romalılarda zeytinyağı 10 değişik kategoride sınıflandırılıyordu.
Örneğin ağaçtan düşmüş zeytinlerden elde edilen zeytinyağına "cadu-cum", kölelerin
kullandığı hastalıklı zeytinlerden üretilen
yağlara ise "Cibbarim" adı
veriliyordu. Tüccarlar fiyatları
buna göre belirliyor ve küplere yüklenen zeytinyağları gemilerle uzak
limanlara gönderiliyordu. Eski
Yunanlılar ve Romalılar zeytine karşı sevgi ve saygı göstererek ancak iyi ve dürüst insanların zeytin toplamalarına izin verirlerdi.
Her insan zeytinliklere giremezdi.
Milattan önceki yıllarda da
Giritlilerin ticaretlerinde zeytinyağı çok
önemli bir yer tutuyordu. Zeytinyağı koymak için yapılan küpler bugün hala muhafaza ediliyor. Atina'da olimpiyat oyunlarında şampiyonların başına zeytin dalından yapılmış taç takmak
ve bir şişe zeytinyağı takdim etmek
adetti. Hıristiyanlar zeytini talih ve barış işareti olarak kabul ederler, elçiler barış
haberi getirdiği zaman zeytin dalı takdim ederlerdi. Zeytin Kur'an-ı Kerim'de
övülmüş ve ondan mübarek bir bitki olarak bahsedilmiştir. Zeytinden Yüce Peygamberimiz de sık sık bahsetmiş, hurma, su ve zeytin ile iftar edilmesi de fıkıh kitaplarında tavsiye edilmiştir. Zeytin mideyi doldurmadığı halde besleyici
olabildiği için tasavvufta riyazet yapanların en çok rağbet ettiği gıdalardan olmuş, yine de çok önemli bir husus olan misvak hususunda da erak
ağacından yapılan misvak bulunamazsa zeytin ağaçlarının çokça lif veren dal veya kökerinden faydalanılması tavsiye edilmiştir.
Zeytinyağı Bileşenleri
|
|
Zeytinyağı
Bileşenleri
|
|
|
|
|
|
|
Major Bileşenler (% 99)
(Sabunlaşan
Maddeler) |
|
Minör Bileşenler ( %
1)
(Sabunlaşmayan
Maddeler) |
|
|
|
|
|
Yağ
Asitleri
Oleik Asit (% 56 –
83) |
|
|
|
Linoleik Asit (% 3.5 – 20)
Palmitik Asit (% 7.5 –
20)
Stearik Asit (% 0.5 –
5.0)
Linolenik Asit (% < 1.5)
|
|
Alfa Tokoferol
(Vit E)
( 12 – 150 mg /
kg) |
|
|
|
|
|
Gliseritler
OOO
POO
OOL
POL
SOO |
|
Steroller
(180 – 260 mg / 100 g yağ)
Beta-sitosterol (% 96)
Campasterol (% 3)
Stigmasterol (% 1) |
|
|
|
|
|
|
|
Fenolik Bileşenler
(30 – 500 mg /kg)
Tyrisol ve Hidroksityrisol |
|
|
|
|
|
Kaynaklar:
Anonymous,(1981).Characterics of The Composition of Olive Oil. IOOC T.15 / Doc.28.
|
|
Hidrokarbonlar
(mg/100g yağ)
Squalen
(136 – 708 )
Beta-karoten ( 3 – 36
) |
|
|
|
|
|
Kiritsakis ve
Min, (1989). Flavor Chemistry of Olive Oil. İçinde:Flavor
Chemiştry of Lipids Foods. Bölüm 11:196-221sayfalar. AOCS, Champaign IL, USA. |
|
Triterpenik Alkoller
(255 mg /100 g yağ)
Siklo – artenol |
|
|
|
|
|
|
|
Alifatik Alkoller
(290 mg/ 100 g
yağ) |
|
|
|
|
|
|
|
Fosfolipitler
(40 – 135 mg / kg)
) |
|
|
|
|
|
|
|
Renk
Vericiler
Klorofiller (1 – 10 mg /
kg)
Feofitinler (0.2 – 24 mg / kg)) |
|
|
|
|
|
|
|
Aroma Bileşenleri
(250 – 500 mg /
kg) |
|
|
|
|
|
|
|