|
İlkler Sehri BERGAMAMIZ
MİTOLOJİK DÖNEMDEN GÜNÜMÜZE BERGAMA
Antik Cağda Pergamon adı ile anılan Bergama Helenistik
dönemin en önemli kültür ve sanat merkezlerinden biridir. Helenistik Pergamon
Krallığının başkenti olan şehir Roma egemenliği döneminde Asya eyaletinin
merkeziydi. Helenistik dönem öncesi Frigya sınırları içinde bulunan yöre; Lidya
eğemenliğindeydi. Daha sonra Pers Hükümdarı II.Kiros Lidya Devletini ele geçirip
Pergamon'u topraklarına kattı. İ.O.334'teki
Granikos Savaşında, Pers İmparatoru III.Dara (Darius), İskender'e yenilince,
kent bir kez daha el değiştirdi, iskender, Pergamon'u Pers komutanlarından
Memnon'un dul eşi Barsini'ye verdi.
İskender'in ölümüyle genarelleri arasında çıkan kanlı çatışmaları Lysimakhos
kazandı. İskender'den kalan hazineyi Akropolis'de saklayan Lysimakhos'un
hazineyi korumakla görevli komutanı Philetairos tarafından M.O. lll.yy.'ın ilk yarısında bağımsız devlet haline
getirildi. Ancak, Philetairos un ölümü ile yerine geçen yeğeni I.Eumenes
dönemine kadar ( M.0.263-241) Seleukos
Krallığı vesayeti altındaydı. I.Eumenes M.0.261'de Sardes yakınlarında Seleukos ordusunu
bozguna uğratarak Pergamon'un bağımsızlığını ilan etti.
Mısır'daki Ptolemaios Hanedam'nın desteğiyle yerini iyi sağlamlaştıran
Pergamon Krallığı,topraklarını Kuzeyde Kaz (İda) dağıyia güneyde Gediz (Hermos)
Vadisine kadar genişletti. Dönem dönem Galat saldırılarıyla karşılaşsa da
II.Eumenes (M.Ö.197-160/159) yönetiminde en
parlak devrini yaşadı. Kralın Galatlara karşı kazandığı zafer, Zeus Sunağı ile
tarihe mal olmuştur. Roma ile iyi ilişkiler içine giren Pergamon I.Makedonya
Savaşı sırasında, Romalılar'ın yanında yer aidi. Tarihindeki en geniş sınırlara
ulaşan krallık, doğuda Seleukos, batıda Bitinya Krallığı'na kadar uzandı.
Makedonya Krallığı ortadan kaldırdıktan sonra Bergama Kraffi^ıYw ele geçirmek
isteyen Roma; varisi bulunmadığı için krolhğtnt Roma'ya vasiyet eden
III.Attalos'un (M.Ö.138-133) ölümüyle bu
arzusu gerçekleşti. II.Eumenes'in Efes'li bir kadından olan oğlu Aristonikos
kendini kral ilan ederek Roma'ya savaş açtı. Disiplinsiz ordusuna rağmen M.Ö.129'a kadar RomaV1 uğraştırdı ama sonuçta Roma
İmparatorluğu egemenliği altına girdi.
Başta Asya Eyaleti'ne bağlı bulunan Pergamon, İmparator Diocletianus
dönemindeki düzenlemeyle Yeni Asya Eyaleti'ne dahil edildi. Roma
imparatorluğunun ikiye ayrılması, çöküş döneminin başlangıcı oldu.
Hristiyanlığın yaygınlaştığı yıllarda Batı Anadolu'daki 7 kiliseden biriydi.
Bizanslılar zamanında kent, Ephesos Başpiskoposluğu'na bağlandı. 7.yy.'da,
yörede kalabalık bir Ermeni-Yaftudi göçmen kolonisi bulunuyordu. Kent ,716'da
Arap akınlarıyla karşı karşıya kaldı. Araplar, Akropolis'i ele geçirerek, bir
yıl kadar burada kaldılar ve 717'de Bergama'dan ayrılarak kuzeye ilerlediler.
1306'da Karesi Beyliği'nin yönetimine giren Bergama, 1341'de Osmanlı
topraklarına katıldı. Uzun süre bir uç kalesi olarak kalan kent, ancak 15.yy.'da
tekrar önem kazanmaya başladı. 1864'te Balıkesir'e bağlı bir kaza iken 1869da
Bergama Belediyesi kuruldu. Daha sonra Bergama 1873te Manisa'ya, 1 875'te İzmir
iline bağlandı. 12 Haziran 1919'ta Yunan İşgaline uğrayan Bergama, 14 Eylül 1922'de kurtulmuştur.
DOĞAL KONUM ve İKLİM Bergama Bakırcay'ın kuzeyinde, antik Pergamon
kentinin yer aldığı yamaç üzerinde kuruludu. İzmir ilinin kuzeyinde yer alan
ilçenin yüzölçümü 88.650 hektardır. İzmir il merkezine
105 km uzaklıkta, denizden 30 km
içeridedir. Bergama ilçesine bağlı Göçbeyli, Ayazkent, Zeytinda Yenikent, Bölçek
beldeleri ve 118 köy bulunmaktadır. İlçenin kuzey kesimi ormanla kaplıdır (Kozak
Dağı ve yaylası). Güney kesimleri ise ovalıktır. Yunt ve Madra dağları sönmüş
yanardağdır. Mağma'dan fışkıran ve püsküren çeşitli yapıdaki lavların
yığılmasından olumuştur. Kuzeyde Edremit, güneyde Bakırçay olukları arasında
yükselen Madra dağı, kubbe şeklindedir, yüksek noktası (1344 m) Maya tepesidir.
Çevresi akarsularla parçalanmış olan dağın güneyi 500-1000 m yükseltisi Kozak
yaylasıdır. Bakırçay havzasında bulunan aynı adlı Bakırçay nehri 128 km
uzunluğundadır. Doğuda Ömerdağ, kuzeyde Madra, güneyde Yunt Dağı'ndan gelen
kollarla oluşan Bakırçay, Çandarlı körfezinden denize dökülür. Ana kolları
dağlardan geçen, genel olarak dik ve derin vadiler açmıştır. Bakırçay geniş
tabanlı alüvyal bir yatak içinde akmaktadır. Tütün,
pamuk, zeytin, üzüm başlıca yetiştirilen ürünlerdir. Bergama tarımsal
ürün bakımından İzmir'in en gelişmiş ve zengin ilçelerindendir. Bu yüzden
ekonomisi tarıma dayanmaktadır. Son zamanlarda mantar üreticiliği ve seracılık
önem kazanmıştır. Yeraltı zenginlikleri olarak perlit rezervi, linyit, granit ve
taşocakları, altın madeni bulunmaktadır. Doğal
kaplıca suları ve su kaynakları yönünden de zengindir.
Berqama genellikle Ege Bölgesinin iklim özelliklerini taşımaktadır. Yazları sıcak ve kurak, diğer mevsimler ise ılık ve
yağışlı geçmektedir. Yağışlar yağmur şeklinde oluşmakdadır. Ortalama yağış 755,3
mm. olarak tespit edilmiştir En yüksek ısı Ağustos ayında 41 .5 C, en düşük ısı Ocak ayında -1 1 .4 C olarak
tespit edilmişitir. Bergama'da rüzgar yönu kuzevdoğu istikametindedir.
BERGAMA' da EKONOMİ ve TURİZM
Bergama'da ekonomi hala ağırlık olarak tarıma dayalıdır.
Verimli Bakırçay Ovası tarımsal üretim bakımından zengin ve gelişmiştir. Tütün, pamuk, zeytin, üzüm yetiştirilmektedir. Kozak
yaylasında çam fıstığı üzerine Kalkınma
kooperatifi kurulmuştur. Yüzyıllardır bağcılık ve şarapçılık konusunda ün sahibi
olan yörede şarapçılık artık önemini yitirmiştir.
Son zamanlarda mantar üreticiliği önem kazanmakta olan Bergama öncelikle
tarım bölgesidir. Başlıca yedi Hristiyan kilisesinden birinin yer aldığı,
Helenistik Çağın baş yapıtlarından Zeus Sunağının yapıldığ çağlara damgasını
vuran Pergamon Krallığı, tarihsel yapıtların zenginliği, doğal güzellikleri ile
Kozak Yaylası ve şifalı suları Bergama'nın
turizm cenneti olmasını sağlayabili Tüm bu verilere karşın, turizm etkinlikleri
sınırlı kalmıştır. Bunun en önemli nedeni gelen yabancıların en büyük kısmının
günü birlikçi olmasıdır. Bergama'ya ulaşımın önceleri yalnızca İzmir'den
karayolu ile sağlanmasında engelleyici bir etkendir.
Günümüzde Çanakkale karayolu ve denizyolu ile Dikili-Ayvalık üzerinden geliş biraz hareket
kazandırmıştır. Son yıllarda turizmin ekonomik boyutu ve önemi görüldüğünden bu
konuda bilinçli hareketler başlamıştır.
İç ve dış turizmi çekebilecek olan Bergama, tanıtım konusunda atağa kalkmış,
kalıcı yerli ve yabancı turisti çekebilmek için aktiviteler düzenlemeye, ses
getiren festi ağırlık vermeye başlamıştır. Bu yüzden
ileriki yıllarda Bergama turizm de hak ettiği ekonomik payını
alacaktır.
BERGAMA' YA NASIL GİDİLİR Hava yolu ile
: İzmir Adnan Menderes Havali limanına 130 km . uzaklığındaki
Bergama' ya İzmir'den 45 dakikada bir otobüs hareket etmektedir.
Karayolu ile : İzmir garajı' ndan 45 dakika da
bir otobüs ile Bergama' ya 1,5 saatlık bir yolculuk ile ulaşılmaktadır.
İzmir-Bergama Otobüs işletmesi telefon : + 90 232 472 06 66 (İzmir), +90 232 631
35 35 ( Bergama)
Tren yolu ile : Bergama'ya en yakın Tren
yolu Soma ilçesinde olup Bergama' ya uzaklığı 45 km. dir .Soma- Bergama dolmuş
ulaşımı 30 dakika da bir yaklaşık 45 dakika sürmektedir.
BERGAMA AKROPOLİS'i
Pergamon antik kentinde araştırma ve kazılar 1874'de
başlamıştır. Alman mühendis Cari Human, antik
parçalar bulmuş, 1878'de Alman Arkeoloji Enstitüsü kazılara başlamıştır. 1927'ye
kadar süren kazılarda Akrapolis çıkarılmıştır. Alman Arkeoloji Enstitüsü, Wolfgang Radt başkanlığında onarımlarını
sürdürmüşlerdir.
Bergama antik kentini, gelişim evrelerine bolum bolum
incelemek gereklidir.
HEROON: Yapının kalıntıları, yukarı kente
çıkan rampanın solundadır Ya[ Pergamon Kralları, I. Attalos ve II. Eumenes in
kültü (dinsel merkez) olduğur Attaleion yada Eumeneion diye bilinir. 18x21 m
boyutlarında bir peristildirfçevresi sütunlu t ile çevrili yapı). Ana girişi
güney batıdadır; ayrıca kuzeybatı da bir kapısı daha vardır. Asıl k odası,
avludan ayrılmış geniş bir ön galerinin arkasındadır. Roma döneminde duvarları
me kaplanmıştır. Heroon da gömüte rastlanılmamıştır. Helenistik ev kalıntıları
olan Heroon'un doğusunda, sarnıç evinin altında cok sayıda su yolu kanallarına
rastlanmıştır. Kuzeyinde ise dizi dükkan sıralanır.
ATHENA KUTSAL ALANI: Tiyatro terasının
üstündedir. Günümüzde yalnızca temelleri kain Bergama nın en eski tapınağıdır.
Bölümlere ayrılmış cellası (kült odası) ile Dor düzeninde bi peripteros'tur.
Tapınak, Zeus v Kent tanrıçası Athena'ya adanmıştı. Sütunlu galeriler ve giri
yapısı II. Eumenes döneminde kralın Galatlar, Makedonyalılar' karşı kazandığı
başarılarının anısına yapılmıştır iki katlı galerilerin, ust katlan lon, alt
katları Dor düzenindedir. Arka duvarlarda heykel konulması için nişler vardı.
Ust katlardaki mermer korkuluk yüzeylerinde, kabartma olarak düşman silahları
betimlenmiştir. Yapıyı; Kral Eumenes'in Athena'ya adadığ sanılmaktadır.
KÜTÜPHANE: II. Eumenes, kuzey galerinin
doğusuna Helenistik Dönemin'in en büyük kitaplıklarından birini yaptırdı. Girişi
kuzey galerinin ikinci katındaydı, dışarıya açılmıyordu. Günümüzde ki kalıntılar
da, kitaplığın birinci katı ile galerinin ikinci katı belirgindir. Kitaplığ
doğusunda ki bolum okuma salonudur. Korunabilmiş olan kuzey ve doğu
duvarlarında, döşemeden 50 cm yüksekliğe kadar kimi delikler görülür. Bunlar
ahşap rafların kenet delikl Kuzey duvarın ortasında ki podyumda, Berlin'deki
Pergamon müzesinde saklanan Athena Parthenos Heykelinin bir küçük örneği
durmaktaydı. Okuma salonu ahşap damlıydı; duvarle üst bölümündeki pencerelerden
ışık alıyordu. Antik kayıtlara göre, Antonius I. O. 41 de 200 ruloyu içeren
büyük kitaplıktaki yapıtları, Kleopatra'ya armağan etmiştir.
SARAYLAR: Athena Tapınağı ve kitaplığı
çeviren galerinin doğusundaki saraylar oldukça yal yapılardır. Odalar sütunlu
avlu çevresine dizilmiştir. En güneyde ki 25x25 m boyutlarındaki y II.
Eumenes'in sarayıdır. Kuzeyinde geniş bir salonla ona bağlı bir kült odası
vardır. Avluda sı güneybatı köşesinde sarnıç yer alır. Batıdaki odada
Hephaistion imzalı mozaik vardır
DEPOLAR VE SU YOLLARI: Yukarı kentin kuzey
kenarında, birbirine koşut beş uzun yapıda oluşmaktadır I. Eumenes döneminde
yapımına başlanıp, II. Eumenes döneminde son biçimi almıştır Depoların dışında,
günümüzde Aşağı Agora'da korunmakta olan 13 değişik çapta 9 gülle bulunmuştur.
Depolar dizilişleri ile savunma duvarları oluşturuyordu. Kışla depoların 5
üstündeki terastaydı. Depoların kuzeyinden görülen su kemerleri Roma dönemine
ilişkin yapılardır. Helenistik su yolları I. O. ti. yy. da yapılmış ve uç kol
halindedir. 50-75 cm uzunluğunda 240. 000 toprak kunkten oluşmaktadır. Madra
Dağı'ndan Yukarı Kent'in karşısındaki depoya gelen su buradan tunç borularla
kente dağıtılmaktaydı.
TRAIANEUM: Tapınak tanrılaştırılmış Roma
İmparatoru Traianus için başlanılmış İmparator Hadrianus döneminde
bitirilmiştir. Kazı da kutsanan iki imparatorun dev heykelleri bulunmuştur.
Beyaz mermer tapınak yüksek bir podyum üstünde, Korint düzeninde peripterostur;
sütunlu galerilerle çevrilidir.
TİYATRO VE TİYATRO TERASI: Bergama
tiyatrosu, çok dik bir yamaca dayalı, Helenistik dönem mimarisini yansıtan bir
yapıdır. 10. 000 kişilik , 80 oturma yer Caveadan oluşmaktadır. İmparator ve
yüksek rütbeli görevlilere ayrılmış en alt sıradaki bölüm mermer, üst yanı
andezittir. Tiyatro terasına, güneyde yer alan üç kemerli kapıdan girilir.
Sağında ve solunda Dor düzeninde galeriler yer alır. Antik Çağ'ın en dik
tiyatrolarından biridir.
DIONYSOS TAPINAĞI: Tiyatro terasındadır. 25
basamaklı podyum üstündeki tapınak, iyon düzenindedir. Yalnız ön yüzünde
sütunlar bulunan andezitten yapılan tapınak daha sonra mermere çevrilmiştir.
İmparator Carakalla, kendini Yeni Dionysos1 ilan etmiş, tapınağı büyük ölçüde
onartmıştır. Bu nedenle Carakalla Tapınağı olarak ta bilinir.
YUKARI AGORA: Zeus sunağının güneyinde, bir
teras aşağıdadır. Agora kare biçimindedir; güney ve kuzey doğusunda Dor
düzeninde sütunlu galerilerle çevrilidir. Agora'daki yapılardan ancak
batısındaki küçük tapınak ile sunak günümüze gelebilmiştir. Mimari parçalara
göre tapınak, prosrylos planlı ve karmaşık düzendedir. Kuzeyde, yolun agora dan
çıktığı, niş biçimli yapının altında, Zeus Sunağını bulan Cari Humann'ın ( 1839
- 1869 ) gömütü vardır. .
DEMETER KUTSAL ALANI: 100x50 m'lik alana
kuruludur. Philetarios ve kardeşi Eumenes anneleri Boa için yaptıımışlardır.
Templum in antis planlı andezitten inşaa edilmiş olan tapınak, Roma döneminde
mermer ekle prostylos plana dönüşmüştür. Andezit sunağın iki yanı, kabartma
kıvrımlarla bezelidir. Helenist galeriye Roma döneminde Krinth yada lon
düzeninde ekler konulmuştur. Galerinin doğusunda, dinsel oturma törenlerin
izlenmesi için 800 kişilik oturma yeri bulunmaktadır.
HERA KUTSAL ALANI: Gymnasion'un kuzeyinde,
iki teras üstündedir. Ön odanın baş tabanındaki yazıttan, II. Attalos döneminde
Hera Basilea için yapılmıştır. Tapınak, podium üstünde, iki yanı korkuluklarla
çevrili dört sütunlu Dor düzeninde ve yapının ön yüzü güneye dönüktür. Kült
odasında Zeus un ya da II. Attolos'un olabileceği sanılan büyük bir erkek
heykeli bulunmuştur. Tapınağın batısında yuvarlak oturma bankı ile heykel
kaidesi, doğusunda sütunlu galeri yer alır.
PERGAMON ASKLEPIEION' u
Sağlık Tanrısı Asklepios, Hrıstiyanlık Donemi'ne değin
önemini korumuştur. Adına yapılan sağlık yurtlarında, cok sayıda insan sağlığına
kavuşmuştur. Asklepeionlar dinsel özelliklerinin yanı sıra, tıp alanında
araştırma ve deneylerin yapıldığı, ünlü doktorların yetiştiği birer okuldu.
Sağlık tanrısı Asklepios' a adanmış kutsal suyun bulunduğu yerde MO 4. yy da kurulduğu belirlenen Pergamon
Asklepeion' u Helenistik Dönem de gelişmiş, en parklak çağını ise Roma Donemi
'nde yaşamıştır. Asklepeion' a Viran Kapıdan gelen sutunlu yolla ulaşılır.
Sürekli eklerle genişletilen Asklepeion'da Helenistik Dönemden, Asklepeios
Soter, Apollo Kallitoknos, Tanrıca Hygeia ( Asklepeios un kızı) adına yapılmış
tapınaklar kalmıştır Günümüzdeki yapıların çoğu Hadrianus dönemi yapıtlarıdır.
Her gun yüzlerce hastanın barındığı Asklepeionda çeşitli yöntemler uygulanıyor,
iyileşenler ayrılırken Asklepeios Tapınağını ziyaret edip gucune göre bağışta
bulunuyorlardı. İmparator Carakalla hastalanıp Bergama Asklepeion' una gelip
kısa surede sağlığına kavuşunca kente bağışta bulunmuş, Dionysos Tapınağı nı
yeniden yaptırmıştır.
Bağış geleneği hem kente hemde Asklepeion a
yararlı olmuş, onarımı ve yenilenmesi sağlanmıştır Asklepeion Kutsal Alanı, uc
yanı sütunlu galerilerle sınırlı 110x130 m boyutlarında dörtgen planlıdır.
Önünde büyük sutunlu avlusu olan giriş yapısı Konsül Cladius Charaksın
bağışıdır. Korint sutunlu yapının ön yüzü Yunan tapınaklarını andırır, geniş
basamaklarla Kutsal Alana inilmektedir Alanın güneyindeki odalar hastaların
uyuyup düş görmeleri içindir, içme kuru, banyo ve çamur banyosu için üc mermer
huvuz vardır.
Kuzeybatıdaki Roma Tiyatrosunda her yıl ilkbaharda senlikler yapılıyor, sık
sık konserler veriliyordu. 3500 kişilik yapı üc katlı sahne ve önündeki yarım
daire alandan oluşur. Bir yolla ikiye bölünmüş, oturma yerlerinin alt sırası
soylulara ayrılmıştır. 1967de Almanların yaptığı kazıda, Kutsal Alanın dışında
doğudan batıya inen bir galerı bulunmuştur. Giriş kapısının yanındaki dörtgen
salon kitaplıktır. Doğu duvarında ki yarım daire nişte, imparator Hadrianusun
heykeli bulunmuştur. Döşeme ve duvar renkli mermerle kaplıdır. Kutsal Alanın
doğusunda, Konsül Lukius Rutmus' un yaptırdığı Askiepnos Tapınağı yer alır.
Asklepion'un güney doğusundaki "Kür Evi" yada
"Telephos Tapınağı" yuvarlak planlı iki katlı
bir yapıdır. Payelerle desteklenmiş, avlu altındaki tonozlu galeri ile ulaşılır.
Tonoz örtülü 80 muzunluğundaki yol, avlu tabanına açılmış pencereyle avdınlanır.
Bergama Asklepeion çeşitli yerlerde kullanılan heykel ve büstlerle daha da
görkemli bir görünüş kazanmıştır. Roma döneminden sonra hristiyanlığın
yayılmasıyla bu görkemli yapı önemini kaybetmiş, hatta unutulmuştur. XX.yy' da yapılan kazı ve onarımlarla ortaya çıkarılan
Asklepion, Helenistik ve Roma Dönemi bilim ve sanatını gözler önüne
sermektedir.
BAZALİKA
Kırmızı tuğladan yapıldığı için halk arasında "Kızıl Avlu" diye adlandırılır. Mısır Tanrısı
Serapise adanmış tapınak yaklaşık 200x100 m lik alana insaa edilmiştir. Ana
tapınakla iki yanındaki kuleli yapılardan oluşur. Ana yapıya, 7x14 m
bovutlarındaki kapı açıklığından girilir. Salonda Serapis kültü ile ilgili
olduğu düşünülen havuz ve kuyu vardır. Bunların arkasında, tanrı heykelinin
durduğu podvum yer alır. Yapının alt katı sütunlarla çevrilidir. Üst katın
mermer kaplamalarının çok azı kalmıştır. Seramis Tapınağı, Bizans Döneminde iki
bölümlü nefi ve apsisi ile kiliseye dönüştürülmüştür. Bugün kulelerden biri cami olarak hizmet
vermektedir.
ZEUS SUNAĞI
Athena tapınağının güneyinde, bir terastadır. Helenistik
dönem, anıt mimarisinin en güzel örneği olan sunaktan, günümüze Bergama'da ancak temelleri kalmıştır. Zeus sunağı
Berlin'de sergilenmektedir. Athena' ya adanan yapıt, II.Eumenes zamanında, Galatlara karşı kazanılan savaş anısına
yapılmıştı. Sunak, doğudan girilen geniş bir alanın ortasındadır.
Anıtsal yapı, üçlü podyum üstündeki mermeri çevreleyen at nalı biçiminde sütunlu
galeriden oluşmaktadır.
Temelin üzerindeki kabartmalı frizde Helenistik heykeltraşlığın en başarılı
örneği görülmektedir. 120 m uzunluğunda, 2.30 m yüksekliğindeki frizde, tüm
tanrı ve tanrıçalar betimlenmiştir. Doğu'da; Zeus, Athena, Apollo, Artemis ve
Leto'nun) Tanrılar ve Gigantlar Savaşı'nın bir bölümü görülür. Kuzey de Orion,
Yazgı tanrıçaları Moiralar, Gece tanrıçası betimlenmiştir.
Güneyde Güneş tanrısı Helios; batıda deniz ile ilgili betimler yer alır.
Sütunlu galeri duvarlarında, Bergama Krallık soyunun atası sayılan Telephos ve
kimi kahramanlar bulunmaktadır. Ara Pacis Augustus
Sunağı'nın öncüsü olan Zeus Sunağı tapınaktan ayrı bağımsız bir yapı
olması Klasik Çağlar boyunca heykeltraşlık değeri ve mimari açıdan bir dönüm
noktasıdır.
ILKLER SEHRI BERGAMA1. Ilk parsömen (deriden kagit
yapimi) 2. Ilk Asya Kütüphanesi 3. Ilk
büyük hastane (Asklepion) 4. Ilk telkinle tedavi
(Psikoterapi) 5. Ilk dogal tedavi (Müzik,tiyatro, spor,
günes, su ve çamur ile) 6. Ilk farmakoloji (Bitkisel
ilaçlar) 7. Ilk afyon maddeli ilaç 8.
Ilk kent hijyeni (saglik altyapisi) 9. Ilk
tip-eczacilik simgesi (Yilan) 10. Ilk mühendislik, “u”
borusu yöntemi ile trigonometri 11. Ilk kent imar yasasi
12. Ilk kent çarsi-pazar yasasi 13.
Ilk komün devleti 14. Ilk grev ve toplu sözlesme,
M.Ö.248'de ücretli askerlere I.Eumenes hakkini verdi. 15.
Ilk dört tiyatrolu kent 16. Ilk ve en dik
tiyatrolu kent 17. Ilk meslek sendikalari ve sendika
konfederasyonu 18. Ilk üç dereceli ögretim (Ilk,orta,lise)
19. Ilk ve en büyük sunak 20. ilk kazi
müzesi (Arkeoloji deposu ve sonra müze) 21. Ilk ahsap
sahneli tiyatro 22. Ilk Hiristiyan kilisesi (Yedi kiliseden
biri) 23. Ilk bati Türkçesi grameri (Bergamali Kadri
Efendinin Müyesseretü'l-Ulum adli yapiti) 24. Ilk isgali
kiran kent (15 Haziran 1919) 25. Ilk festival yapan sehir
(Kermes-1937)
|